14 Şubat 2007 Çarşamba

Telefonum masrafım

yetkililere sesleniyorum, ne kadar telefon parası ödüyorsunuz aylık, ben de ona göre kota koyacağım da kendime.
ayrıca yeni telefon alacak olsam, üstüne biraz daha kıyıp fotograf çeken, hatta video çeken telefon alır mı, değer mi. ya da almam veya almamam gereken telefon markaları nelerdir.
Bazılarınızın birinci elden bildiği üzere telefonum kendi kendine kapanıyo artık, ne bileyim şarjım var diyo, sonra yok diyo, sonra haa burdaymış şarjım da görmemişim, genç işte falan diyo da, artık değiştirmek gerekir kanaatindeyim.

8 Şubat 2007 Perşembe

Memlekete dönünce

Yurtdışında uzun süre kalacak olan bir arkadaş ikinci ayında şunu söyledi.

Dönünce yapacağım ilk şeyler
1. Kuaföre gidicem
2. Fasıla gidicem
3. Sucuk yiycem

7 Şubat 2007 Çarşamba

İstanbul vs Bursa part 1

Toplu Taşıma
İstanbul'da otobüs durağındaki birine "112 geçti mi" diye sorarsanız size şöyle bir cevap vermesi olasıdır;
"18 dakikadır bekliyorum 110 geçti 112 de gelicek birazdan"
Bursa'da benzer bir durumda "28 geçti mi acaba yakın zamanda" sorusuna daha büyük ihtimalle şu cevabı alırsınız;
"Bilmiyorum takip etmedim" -şimdiye kadar ben hep bu cevabı aldım, arada deniyorum yine...
Yine benzer bir yaklaşımla İstanbul'da şurdan şuraya nasıl gidicem sorusu çeşitli alternatifler ve en kısa şöyle gidilir imkanlarıyla karşınıza gelirken Bursa'da "eeea bilemiyorum şu otobüs şoförüne bi sorun isterseniz" duyarsınız yine kuvvetle muhtemel.
İstanbul'da otobüsün tipinden Belediye (kırmızı-yeşil) ya da Halk otobüsü (mavi) olduğu hemen anlaşılır, zaten bunların haricinde bir de çift katlılar var. Bursa cephesinde tek tip uygulamasına geçilemedi hala eski otobüslerle yeniler mevcut. Belediyenin kırmızı, yeşil ve son moda sarı otobüsleri var. Halk otobüsleri aslında daha çok midibüs şeklinde ve açık yeşil renkteler, bunların haricinde Terminal otobüsleri var onlar da yeşile kaçan bir gri renk. Hepsinin ücreti farklı ve kimse tam anlamıyla ücretlerini bilmez.
Otobüs cephesi az çok böyle, metro ya da hafif raylı sistem söz konusu olduğunda en bariz fark yürüyen merdivenlerde. İstanbul'da insanlar duracaksa sağda durur soldan insanlar geçer gider. Bursa'da böyle bir anlayış yok, "Burda halihazırda senin yerine yürümekte olan bir merdiven mevcut, çok acelen varsa yürümeyen merdivenlerden çık" tavrı hakim, herkes durur. Zaten en fazla iki kat yukarı çıkıldığından kimse yürüyen merdivende yanınızdan geçmek için polemiğe girmez. Her iki şehirde değişmeyen bir şey var, raylı toplu taşıma araçları faydalı, kullanmak lazım.
Bursa'da aylık akbil de yok mesela, en çok özlem duyduğum şeylerden biridir, BUKART var dolduruyosun her otobüs bi miktar çekiyo kredinden, öğrenciysen yaşlıysan daha az alıyo o kadar. Bide sadece kaç krediniz var onu gösterir, kredinizden ne kadar çektiğini göstermez. Geçen gün dolum yaptığım büfedeki adama sordum bilet 2ytl peki bukartla ne kadar diye her hattın farklı dedi, peki dedim. Mecbur takip ediyosun ne kadar kaldı eve dönüşe yeter mi diye, aylık olsa sadece bi tarih aklında tutman lazım mesela, "bugün Yıldız durağında değil de Beşiktaş'ta ineyim de aylık alayım"
Bursa şehir içinde çalışan Şahin dolmuşlarımız var, genelde görenler şaşırır, biz alıştık artık. Trafiğin kötü olmasındaki en büyük etkenlerden biri olarak görürüm kendilerini lakin yüksek sesle uluorta söylenmez aman diyim. İstanbulda bu görevi sarı dolmuşlar yapar ki bizim Şahinler kadar yer kaplayıp 3 katı daha çok adam alırlar, bu bizimkilerin işine gelmiyo tabi mesafeler kısa olduğu için.
Taksi ücretleri İstanbul'da daha uygundur, gece 12den sonra iki muhabbet edip gündüz tarifesi açtırabilirsiniz. Çok alkollü değilseniz adamın gerçekten gündüz tarifesi açtığını göreceksinizdir. Bursa'da nüfusun %80inin arabası vardır biri içkisinden feragat eder ya da zaten kullanmıyodur, gece 12'den sonra evinize bırakan biri bulunur bu şekilde, eğer herkes alkol alacaksa o zaman şehirden dışarı bi yere gidilmez eğlenceden sonra dolmuşla eve dönülür, dolmuşa gece tarifesi olarak %50 fazla para verilir. Ha şehir dışında kaç mekan var kaç kere gittin diye sorarsanız o da sayılı tabi bendeniz de malum sevmem pek, bu eğlence kültürünü de ayrı bir yazıya saklayalım.
Sanıyorum kilometre başına hesap yapılırsa Bursa çok daha pahalıdır toplu taşıma söz konusu olduğunda.
Son olarak minibüslerden bahsedelim. İstanbul'daki minibüslerin insandan çok yük taşımak için olduğu aşikar olsa da (tavanı alçak bi kere, bi sürü insan boyun fıtığı olmuştur gele gide) ayaktaki yolcu sayısı oturan yolcu sayısını dövdüğünden tercih sebebidir. Bursa'da Peugeot minibüslerimiz var, oturma yeri Magirus minibüslere göre iki kat fazla ama İstanbul şoförlerinin araca yolcu alma kapasiteleri aşmış durumda.
Yazacak başka bişi bulamadım artık eklemek istenilen bişiler olursa yorumlardan devam ederiz.

Dip Not: Bursa'da toplu taşıma araçları kullanılarak yoğun saatlerde şehrin bir ucundan diğerine takribi 1 saatte gidilebilir.

3 Şubat 2007 Cumartesi

anket analızı

anketten cıkan sonuca gore yazık ıs verenlerımıze. Hayır merak ettım yuzde 5 yerıne yuzde 10 olsa ne kadar degısrdı sonuclar. Dıyorum bızım sırket kurmamız lazım ama ......
bebeeee
bırde ben oyuncak muzesıne gıttım cok eglencelı. Kursun asker serısı ve rus superman ı gercekten gorulmeye deger.

1 Şubat 2007 Perşembe

Aklıma gelenler

Bir yerlere yazmazsam rahat etmiycem

1. Türkiye'de siyasi görüşler
Bizim buralarda siyasi parti taraftarlığı ile futbol taraftarlığı aynı şey. Baban hangi takımı tutuyosa sen de oradan devam ediyosun ya baban solcuysa sen de gözü kara solcusun. Ha istisnalar var tabi şimdi bana itiraz etmeyin boş yere. E siyaset denilen şey de akla kara diye ikiye ayrılmıyor ki, sonuçta alınan kararlar ülkenin tamamı için asla iyi olamaz, bir ucundan tutup karalayabilirsiniz. Dolayısıyla hal böyle olunca kimseyle oturup da adam akıllı alınan kararların doğruluğundan yanlışlığından söz edilemiyor. Bıraktım efendim kimseyle Türkiye siyaseti hakkında konuşmuyorum

2. MSN de kelimelerin uzatılması ne anlama geliyor?
Şimdi kızanlar olacakk ama genelde kızlar yapıyorrr, bööle bazı harfleri birden çok yazıyorlaaaarr, ben deli oluyorummmmmm.
Nedir yani, hem yazana zor hem okunmuyo. Hani şaşırırsın aaa dersin anlarım da sondaki m harfi niye bi sürü yazılıyo var mı bilen?