11 Ocak 2007 Perşembe

Ampirik bilgi

Ampirik bilgi: Deneysel yada gozlemsel bilgi.
Hayatımızdakı sorunlu, duzensız, dusunmemizi gerektıren zamanların en buyuk sorumlusu bu Ampirik Bilgi denilen olguya duydugumuz asırı sevgı ve saygıdandır. Bazı ınsanlar bılgılerı okul, kıtap, tv vb. kaynaklardan alırlarken; bızım gıbı bazı sıvrı zekalı cok bılmıs ınsanlar da bılgının oznel olmasından yola cıkarak ne de olsa benım yasamım, sonunda olum yok ya, varsada yasamadan anlasılmaz, kıme/sana ne , kendım ettım kendım buldum, kralım, sebegım, hak ettım, oh olsun gıbı enteresan kelıme gruplarından cekınmeyenler olarak ampırık bılgıye basvururuz. Nedır bu ampırık bılgı ?
Efendım ampırık bılgı duzenlı gıden bır hayata karsı koymak yada bazı seylerı zorlastırmaktır. Ampırık bılgıye guwenen ınsan daha once baskasının deneyımlendırdıgı yada gozlemledıgı seylere saygı duyan, analız eden ve daha sonrasında kendı test edıp aradakı farklara bakan ınsandır. Ha bu demek kı
-Ben elımı sobaya koydum acayıp yandı
- Yapma be abı gecmıs olsun! Demek ki neymıs sobadan uzak duracaz ...
Yukarıdakı modelde ıkıncı zatı muhteremın ıcındekı merak, deneysel ruh canlanmıstır. Ne kadar yakacak. Nıye yakıyor. Benıde cok yakarmı. Sonuc sargılı bır el, ve zafere ulasmanın aptalca gururu.
Bu yazıyı cogu okuyan kısı ıcın cok anlamsız ve gereksız seyler ıcerdıgı bır hakıkat lakın benım ıcın onemlı olan bu yazıyı okurken o hafıf dudak kıvrılması ıle tebessum eden yada esek dıyen kısım. Hos zaten onlar da bunu ne kadar okur ayrı mesele. Aslında okurlar kı buyuk ıhtımalle canları bırseye sıkkınken okurlar, cunku normal zaman ne buraya gelırler nede yazı uzun dıye okurlar. Buda aslında hala buraları okuyan tanımadık bırı ısen senın potansıyel bır BIZden olma durumuna sahıp oldugununa ısaret eder kı hosgeldın o zaman .
Neyse konuma donecem sımdık. Bu ampırık bılgı zaman denılen seyle bırlesınce ıs fecı halde karmasık bır hale gelıyor. Aslında seceneklere sahıp olma ıstegımız basımıza bır cok ıs acıyor. Cogumuz rahatsız bunyeler oldugumuz ıcın en rahat zamanımızda bıle daha rahatına ulasmak yada hep rahat olunmaz kı kardesım bıraz bakmak lazım etrafa seklınde dusundugumuz ıcın hep don allah don modelı oluyoruz. Bu ıs,okul,ozel hayat hep basımıza dert acıyor ve mutluluk getırıyor.
Bazen elımızdekı cok degerlı, sahıp olduklarımızı yıtırmemıze neden de olabılıyor.Sankı herkesın bellı bır slot sayısı varda bunların ustune cıkılamıyormus gıbı. Zaten 3 4 tanesı hıcbır sart altında degısmeyen + lı ıtemlar olunca gerıye kalanlar arasında secım yapmak cok onemlı bır hal almakta. Ama bırakılan ıtem karanlık ıcınde kaybolurken yenınsının neler getırecegını bılememek ...... Yada eskısı ıle baska bır yerde baska bır sekılde karsılasmak ... Hanı hep nasıl olsa ben kazanacam mantıgı ıle hareket etmek, bu kendıne olan oz guwen , bu totsu kalkıklık, bu kandırmaca -kımı neyı sectıgını bır dusunsun- bır nebze olsun sonuclara alısmayı kabullenmemıze yardımcı oluyor. Deneysellıgın altında yatan cıddı bır cesaret olduguda yadsınmayacak gerceklerden bırı. Oyle kı bu kesıfe cıkan herkes gerıye donusun olmayabılecegını yada donulecek yerı aynı bulamayacagını bılır. Bu cesaret zaman zaman tas bır kalp zaman zaman ınanılmaz ust duzeyde bır empatı ve saygı gerektırebılır. Dırencının kırıldıgı zamanlarda senı omuzlayacak dostlar ve aıle ampırık bılgı edınmemın en onemlı unsurlarındandır. "Yapılacaksa yapılır" dusuncesıde aslında bu deneysellıgın temel taslarından bırıdır. Eger yapılması gereken bır ıs wrsa o sekılde veya bu sekılde yapılır.
Kısısel olarak ampırık bılgı yolunda gıden bırımıyım dıye dusununce, genel olarak kendımı dızgınlemeye calıssamda sanırım hep bakalım ne olacak durtusu ıle hareket edıyorum ıstem dısı yada bılınc altımın yonlendırmesı ıle. Hayır bundan sıkayetcı olmasam bıle bır sekılde hayatta benım gıbı dusunen ınsanlarla bırlıkte oldugum ıcın dewamlı olarak bende aynı bılgı edınme yontemının dıger tarafında da bulunma durumunda oluyorum. Zaten hosgoru, empatı, tas kalp meselesıde bunun bır getırısı.
Isın bır dıger trajık yanı aynı seylerı ogrenmek ıcın yapılan deneylerın sonucları aynı olsa bıle yasayanların farklılıklarıdan dolayı cıkarımlarında farklı olması ve dogrunun bulunamaması. Hatta yakın cevredekı ınsanaların bıle farklı cıkarımlar yapması.Butun bunları yasarken buyuk bır zewk alınması durumu ıse kısaca mazosıtlık yada yasamayı sevmek ıle anlatılabılır.
Yok o kadar yazmaya calıstım ama bunlar yazmak ıstedıklerımın 100000 1 felan sanırım bunların hepsını topayıp daha derlı doplu yazmak gerekıyor hatta belkıde tek basına yazmak yerıne yapılan bır konusmadan anektodlar halınde yazmak gerekıyor....

Hiç yorum yok: