Toplu Taşıma
İstanbul'da otobüs durağındaki birine "112 geçti mi" diye sorarsanız size şöyle bir cevap vermesi olasıdır;
"18 dakikadır bekliyorum 110 geçti 112 de gelicek birazdan"
Bursa'da benzer bir durumda "28 geçti mi acaba yakın zamanda" sorusuna daha büyük ihtimalle şu cevabı alırsınız;
"Bilmiyorum takip etmedim" -şimdiye kadar ben hep bu cevabı aldım, arada deniyorum yine...
Yine benzer bir yaklaşımla İstanbul'da şurdan şuraya nasıl gidicem sorusu çeşitli alternatifler ve en kısa şöyle gidilir imkanlarıyla karşınıza gelirken Bursa'da "eeea bilemiyorum şu otobüs şoförüne bi sorun isterseniz" duyarsınız yine kuvvetle muhtemel.
İstanbul'da otobüsün tipinden Belediye (kırmızı-yeşil) ya da Halk otobüsü (mavi) olduğu hemen anlaşılır, zaten bunların haricinde bir de çift katlılar var. Bursa cephesinde tek tip uygulamasına geçilemedi hala eski otobüslerle yeniler mevcut. Belediyenin kırmızı, yeşil ve son moda sarı otobüsleri var. Halk otobüsleri aslında daha çok midibüs şeklinde ve açık yeşil renkteler, bunların haricinde Terminal otobüsleri var onlar da yeşile kaçan bir gri renk. Hepsinin ücreti farklı ve kimse tam anlamıyla ücretlerini bilmez.
Otobüs cephesi az çok böyle, metro ya da hafif raylı sistem söz konusu olduğunda en bariz fark yürüyen merdivenlerde. İstanbul'da insanlar duracaksa sağda durur soldan insanlar geçer gider. Bursa'da böyle bir anlayış yok, "Burda halihazırda senin yerine yürümekte olan bir merdiven mevcut, çok acelen varsa yürümeyen merdivenlerden çık" tavrı hakim, herkes durur. Zaten en fazla iki kat yukarı çıkıldığından kimse yürüyen merdivende yanınızdan geçmek için polemiğe girmez. Her iki şehirde değişmeyen bir şey var, raylı toplu taşıma araçları faydalı, kullanmak lazım.
Bursa'da aylık akbil de yok mesela, en çok özlem duyduğum şeylerden biridir, BUKART var dolduruyosun her otobüs bi miktar çekiyo kredinden, öğrenciysen yaşlıysan daha az alıyo o kadar. Bide sadece kaç krediniz var onu gösterir, kredinizden ne kadar çektiğini göstermez. Geçen gün dolum yaptığım büfedeki adama sordum bilet 2ytl peki bukartla ne kadar diye her hattın farklı dedi, peki dedim. Mecbur takip ediyosun ne kadar kaldı eve dönüşe yeter mi diye, aylık olsa sadece bi tarih aklında tutman lazım mesela, "bugün Yıldız durağında değil de Beşiktaş'ta ineyim de aylık alayım"
Bursa şehir içinde çalışan Şahin dolmuşlarımız var, genelde görenler şaşırır, biz alıştık artık. Trafiğin kötü olmasındaki en büyük etkenlerden biri olarak görürüm kendilerini lakin yüksek sesle uluorta söylenmez aman diyim. İstanbulda bu görevi sarı dolmuşlar yapar ki bizim Şahinler kadar yer kaplayıp 3 katı daha çok adam alırlar, bu bizimkilerin işine gelmiyo tabi mesafeler kısa olduğu için.
Taksi ücretleri İstanbul'da daha uygundur, gece 12den sonra iki muhabbet edip gündüz tarifesi açtırabilirsiniz. Çok alkollü değilseniz adamın gerçekten gündüz tarifesi açtığını göreceksinizdir. Bursa'da nüfusun %80inin arabası vardır biri içkisinden feragat eder ya da zaten kullanmıyodur, gece 12'den sonra evinize bırakan biri bulunur bu şekilde, eğer herkes alkol alacaksa o zaman şehirden dışarı bi yere gidilmez eğlenceden sonra dolmuşla eve dönülür, dolmuşa gece tarifesi olarak %50 fazla para verilir. Ha şehir dışında kaç mekan var kaç kere gittin diye sorarsanız o da sayılı tabi bendeniz de malum sevmem pek, bu eğlence kültürünü de ayrı bir yazıya saklayalım.
Sanıyorum kilometre başına hesap yapılırsa Bursa çok daha pahalıdır toplu taşıma söz konusu olduğunda.
Son olarak minibüslerden bahsedelim. İstanbul'daki minibüslerin insandan çok yük taşımak için olduğu aşikar olsa da (tavanı alçak bi kere, bi sürü insan boyun fıtığı olmuştur gele gide) ayaktaki yolcu sayısı oturan yolcu sayısını dövdüğünden tercih sebebidir. Bursa'da Peugeot minibüslerimiz var, oturma yeri Magirus minibüslere göre iki kat fazla ama İstanbul şoförlerinin araca yolcu alma kapasiteleri aşmış durumda.
Yazacak başka bişi bulamadım artık eklemek istenilen bişiler olursa yorumlardan devam ederiz.
Dip Not: Bursa'da toplu taşıma araçları kullanılarak yoğun saatlerde şehrin bir ucundan diğerine takribi 1 saatte gidilebilir.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
2 yorum:
Öncelikle şunu söylemek gerekir ki genelde nüfusun fazlalığına dayılı bir sistem söz konusu. Derler ya istanbul hızlı şehir diye, bursada kimsenin acelesi yoktur, en azından istanbul kadar değil. Bunun dışında takside gündüz tarifesi söz konusu olduğunda, nası olsa biri gündüz açar mantığıyla müşteri kaybedilmemeye çalışılır. Otobüs desen, saatleri vardır ama genelde uyulmaz, son zamanlarda kullanmaya başladım, lakin hala bir sisteme oturtamadım. Ayrıca otebüste oturmaya çalışmak ya da yer bulmak zor zanaaat.
Bence çözüm bi insanın hem arabası hem parası olmalı, lakin arabanız varsa rahat edersiniz gece çıkılan eğlence yolculuklarında,gündüz için ise trafik oluyo araba tek başına çekilmez, onda da nası olsa paranız var neden işe gidesiniz.
34 için konuşacak olursak her türlü ulaşım aslında eziyet yada sabır testi demek doğru olur.
Misal en son Özgür'le Mecidiyeköy-Taksim-Ortaköy maceramız var ki .... Kısaca yolun neresinden binersek binelim istediğimiz yere gideceğimizi yine ampirik bilgi ile öğrendik. Bindiğimiz şoförün Taksim2in içinden geçmez demesi ve tam ama tam içinden geçmemiz ayrı bir araştırma konusudur kanımca.
Bende biraz Ankara'dan örnek vereyim bilgi paylaşılsın.
Öncelikle dolmuş olgusu yok Ankra'da daha doğrusu İstanbul'daki minibusler orada dolmus. (Oran dıye bır yer var Ankara'da ) Otobuslerin güzergahı dewamlı degısır ve kımseye haber verılmez. Mesela ınek ıcın sekıl yaparsın
- Hocam burada durmuyoruz artık yasakladı beledıye .. der 30 dakıka kadar yurursun. Akbıl felan da yok. Boyle kagıttan kart war takıyon ıslıyo hem pıslık hem kagıt ısrafı hemde transıt gecıs yok. Hemde her otobuste gecmez. FArk ettıysenız yawas yawas gelıorlar bana. Metro buyuk guzellık ve kolaylık lakın sehrın heryerını henuz kaplamıyor.
Yol sorunca yanlıs bılgı almak ıcten bıle degıldır kı Ankara kucuk bı sehır.
Sonuc olarak Ankara'da da toplu ulasım nanay.
Yorum Gönder